16 Şubat 2012 Perşembe

Gelsin sandallar...




Hazırlıksız yakalanmış anlardan biri yukardaki...
Yanımızda eşimin cep telefonu olmasa bu karede yakalanamamış olacaktı...
Pek güzel bir çekim değil farkındayım ama bu paylaşmama engel değil.:)

Hafta sonu sahilde yürüyüş yaparken yakalandı hayattan bu kare...
Öylesine bir andı akıp gidiverenlerden...Bir anda göz göze geldik o şirin kediyle...
Kollarını bebeler gibi çıkarmış sandaldan, etrafını kayıtsız gözlerle süzüyordu..

Hani gitmek üzere olanların geride bıraktıklarına biraz da uzaklaşmanın getirdiği
 " oh be, ben yola devam ediyorum, gidiyorum işte, çakılıp kalmadım burada " minvalinde
baktığı gibi bakmıyor mu?

Oysa sandal güzel havaları ve o güzel havalarda sakin bir denize açılmayı isteyecek
coşkun yürekli birilerini bekliyor...
Gitmeye hazır değil henüz...Belki kedicik de bunun rahatlığında, kimbilir...

Güzel bir yaz akşamı düşüyor aklıma anılar arasından...
Hayatın ılık seyrettiği zamanlardan, henüz anne-baba olmamış ve yürek nereye derse oraya gidebilme ihtimalinin tavan yaptığı evliliğin en geniş zamanlarındayken..

Dolunayın sahne alacağı muhteşem bir geceye başını yaslarken akşam, batıdaki kızıllığında iştahı kabartmasıyla bir sandal sefasında bulmuştuk kendimizi...

Eşim, çarşaf gibi denizin üzerinde kürekleri usulca çekerken ben çoktan uzaklara yelken açmış koca bir geminin güvertesinde yüzümü okyanusa çevirmiştim...
Burnumdan ciğerlerime dolan sadece iyotlu bir nefes değil ,koca bir sevinç, heyecan ve coşku yumağından büyük büyük parçalardı..

Evet, gidebilirdik, yapabilirdik...
Hayat bize sunulmuş bir armağandı ve bu yolculuk herşey değerdi...

Denizden, her zaman yürüyüş yaptığımız sahile uzaklaşarak bakmak ne garip bir duyguydu anlatamam...
Neden denizcilerin bir daha karaya dönemediklerini ve o mavi büyünün neler yapabileceğini hissettim o an...

Yıllar sonra, yani bugün hatırlarken bile içime unutulmuş hisleri taptaze dolduran ve iyi ki o anı yaşamışız dediğimde anlıyorum ki yaşamalı insan..
Ne olursa olsun yaşamalı...
Yaşatılacak anlara hazırlıksız yakalansa bile...
Belki ömrünün en sıkıntılı anında elinden tutacak bir an olur o "evet" dediğin an...
Belki de sadece bir şarkı sözü değildir bu kelimeler...

Gelsin hayat bildiği gibi gelsin,
İşimiz bu yaşamak
Unuttum bildiğimi doğarken,
Umudum ölmeden hatırlamak


Muhabbetle....

0 yorum:

Yorum Gönder