22 Ağustos 2016 Pazartesi

19 Ağustos 2016 Cuma

Arada lazım...



Ciddi ve doğru şeyleri daha havalı söylüyor.
Bilmediğimiz şeyler de değil.
Hatta daha güzel, daha edebi, daha latif, daha bilimsel söylenmişlerini de okuduk duyduk...

Ama olsun arada sık sık unutan yaratıklar olarak bu tür hatırlatmalara değişik doz, tad ve şekillerde vuruşlara ihtiyacımız var gibi gibi...

Ya "bir hayali olan" olmak güzel şey be keşke olsa :))

Cüce...



"Hayatın manası üç yerde hakkıyla anlaşılır: 

aşk ile birleşen ümidde, 

vecd ile yapılan ibadette, 

yeri yurdu unutturan seyahatte." 


demiş Nurettin Topçu.


İlk ikisi için hayallerim yüksek perdeden lakin gölgeler uzadı üstelik ben bir cüceyim.
Sonuncunun ihtimali sanıldığı kadar uzak değilmiş gibi geliyor en azından yakınından geçtiğim çokca anlar oldu,bilirim.
Uzun bir yolculuk olabiliyor bir kaç dakikalık bakışmalar.
Muhabbetin öyle bir yerinde kaldıryorsunki başını , göğü bıraktığın renkte rüzgarın kokusunu aynı dirilikte bulamıyorsun.
Kendini kendinde bulamıyorsun hatta.

Yine de bu cümle belki de yeri yurdu unutturan bu dünya aleminde bulunabilecek asıl yurt hakikatine işaret ediyor olabilir diye de düşünmüyor değilim :)  ( ilk ikisi de imkana işaret ediyor olsa gerek ) neyse beni aşar geçelim

Zaten mesele geçebilmekte değil mi a benim canım, takılmalar olmasaydı daha çok şey görecek bilecek yaşayacak falan değil de asıl tıkanmaları aşıyor olacaktık.
Kim bilir bilen bilmiş bilmeyen bir bilene sormasını bile bilememiş :)
Gülüp geçelim mi?
Gülmek, ilk terk edilen, çocukluktan çıkarken soyunduğun elbisenin cebinde unutulan ve dahi büyüdükçe çocuklarına dahi haram edebildiğin o garip anlamsız hareket.
Yaşlılar en azından bazıları çocukları nasıl güzel izliyorlar hiç gördünüz mü?
Hani denize dalar ya gözler o misal ya da az sonra açılacak hediye paketine ışıltılı bir merak ve sevinç ile bakar ya. Öyle bakıyorlar ki huşu ile.
Sevinç.
Neşe.
Güzel kelimeler.
Cümle içinde az kullandığımız.
Benim aklım cüce, bedenim cüce, idrakim cüce.
Kalbim de cüceleşiyor. 
Az yer kaldı.

Göklerin genişliğine bakıp, şu küçücük gözlerimle şu inceceik bir delikten bir etin içine sızan ışığın ucuna tutunup gözlerime dolan göklerin genişliğine bakıp diliyorum ki kalbim öyle genişlesin öyle genişlesin ki öyle genişlesin..........................................

Dans edelim mi?

Gökler de raks etmiyor mu a benim canım....

Hızlı hızlı dönerken belli olmaz ki ağladığın kim görecek onlar eğleniyorsun zannetsin bırak ya da sen de öyle zannet ne çıkar.

Hadi hadi oturmaya mı geldik ?